Banksy ile #kırmızıbalonunpeşindeyiz

Modern çağın Picasso’su ya da graffiti filozofu olarak anılan ve kimliği belli olmayan Banksy’nin dünyaca ünlü 100 eseri 14 Ocak’ta Global Karaköy’de sergilenmeye başladı. Şimdilik 29 Şubat’a kadar süreceği kesin olan serginin uzatılma ihtimali de varmış. Siz gene de 29 Şubat’ı beklemeyin derim eğer 35 TL’nizi gözden çıkarabilirseniz. Biletinizi ister Biletix‘ten isterseniz de girişten temin edebilirsiniz.

Küratörlüğünü Steve Lazarides’in üstlendiği “The Art of Banksy” bugüne kadarki en büyük Banksy sergisi olma özelliği taşıyor.

Global Karaköy’deki sergide, Lazarides’in özel koleksiyonunun yanı sıra koleksiyonerlerden toplanan eserler de yer alıyor.

Ben gittim, gördüm, beğendim… Banksy‘nin çalışmalarını para vererek görme fikri biraz saçma gelse de bu kaçmazdı!

Devamı

Retox Party Hostel – Budapeşte

Hayatımda kalıp kalabileceğim en kötü mekan ki beni bıraksan sokakta bile kalırım – çok kaldım!

Hatta sokakta kalmak sorun değil bence, asıl sorun bulunduğun yerde rahat olamamak.

İnsan kaldığı yerde rahat olabilmeli burası sokak da olabilir öğrenci yurdu da. Öğrenci yurdu demişken benim kaldığım veya bulunduğum bütün öğrenci yurtları da Retox Party Hostel’den daha eğlenceli ve çooook daha rahattı!

ERASMUS yaptığım arkadaşlarımla Budapeşte’de buluşma kararı aldık. 13 – 14 Kasım’da Budapeşte’de buluşacak eski günlerdeki gibi hayvanlamasına eğlenecektik. Ben 14 Kasım’a yani buluşmanın 2. gününe yetişebildim.

Sağolsun bizim bebeler güzel yer seçmişler. Opera Binası’nın çok yakınında bulunan Ivory Apartments diye bir dairede kaldık ve gayet güzeldi. Onu da başka bir postta anlatacağım, şimdi konumuz Retox Party Hostel. 15 Kasım’da Basri ve ben Budapeşte’den ayrılmayıp biraz daha takılacağımızdan hostel arayışına girdik. HOSTELWORLD appini indirdim ve göz atmaya başladım. İsmi Retox olduğundan – Ankara’daki Retrox Bar yüzünden – güzel geldi, e bir de Party Hostel diye görünce wohooooooo diyerek tuttuk Retox Party Hostel’in yolunu.

Mekana girer girmez bizi bıyıklı Sandy karşıladı, yukarı çıkarttı, common room’a (milletin ortak takıldığı salon), milletle tanıştık, muhabbete başladık derken, müdürleri geldi, formumuzu doldurduk ve kalmaya başladık. Bu arada ödemeyi Euro olarak yapamıyorsunuz haberiniz olsun. Biz 2 günlük ödememizi yaptık ve hostelde nasıl davranılması konusunda bilgilendirildik.

Retox Party Hostel’de kurallar şöyle;

1- “Mine” yani “benim” kelimesi yasak. Eğer derseniz erkekler için ceza surata bir tokat, hatunlar için de popoya bir şaplak atıyorlarmış.

2- Uyuşturucu kullanmak veya bulundurmak yasak. Eğer üzerinde taşıyorsan seni hostelden atabiliyor ve paranı da iade etmiyorlar.

3- Sigara içmek isterseniz bir odaları var alt katta – büyükçe, graffiti ve taglerle dolu olan karanlık bir oda.

Size kapıları açabilmeniz için bir bileklik zimmetliyorlar, depozitosunu çıkarken iade ediyorlar.

2 kişi, 2 gün kalmak için 25.000 Forint ödedik.

İlk izlenimlerimiz güzeldi, etraf graffitilerle ve yazılarla dolu, insanlar (hem kalanlar hem çalışanlar) arkadaş canlısı, lokasyonu iyi, ortalama güzellikte bir hostel diye düşündük.

Eşyalarımızı odamıza çıkardık ve ardından biralarımızı hostelin barından alarak sigara odasının yolunu tuttuk. Sonuçta “fumare come un turco” yani İtalyanca anlamıyla “Bir Türk gibi sigara içiyorum!” 🙂

Sigara içmeye gelenlerle tanışıyoruz, muhabbet ediyoruz, biraları yeniliyoruz derken ortalama bir hostel kafasında güzel güzel takılıyoruz. Ardından o gece hostelin en güzel partilerinden birinin gerçekleşeceğini öğreniyor ve “Jager Bomb” gecesi için Jager-shotlarımızı alabilmek üzere kullanacağımız biletlerimizi alıyoruz.

Muhabbete devam ettikçe konuştuğumuz konuların bir şekilde weed’e geldiğini görüyor ve gülüyoruz. Çünkü mekanda uyuşturucu kesssinlikle yasak ama duvarlarda bolca “weed” yazıyor ve konuştuğumuz herkesle konu bir şekilde buraya geliyor!

Ben zaten daha önceden Budapeşte başta olmak üzere Macaristan’ın pek çok yerinde kaldığımdan bu sıkı kurala oldukça şaşırdım ve “nasssılll yani?” diye tepki vermekten kendimi alamadım.

Tamam Macaristan’da en çok tüketilen kafa yapıcı şeyin “Palinka” olduğuna şahit oldum ancak katıldığım partilerin neredeyse tamamında pek çok kişinin weed içtiğine şahit oldum, hem de ulu orta, saklamaya gerek duymadan!!!

Söylediklerine göre eğer Macar iseniz ve üzerinizde herhangi bir uyuşturucu yakalarlarsa 2 sene hapis cezası alıyormuşsunuz! Eğer yabancı iseniz de anında sizi ülkenize gönderiyorlarmış! 2 sene hapis cezasından iyidir amq!

Ancak şöyle bir olay var ki biz hostele vardığımızda da hostelden ayrıldığımızda da hatta bütün Macaristan gezimiz sırasında üzerimizde ne bir uyuşturucu vardı, ne de alkol dışında bir şey kullandık. O yüzden o kural bizi bağlayacak bir şey değildi, ancak şaşırdık oldukça. Sonuçta sen Avrupa’da bir party hostel işletiyorsun, işletemiyorsan adına “party”yi ekleme! Ayrıca hemen komşu Czech’te tütün satan yerde weed satılıyor, her yerde içmek serbest… vs vs… ki ben de daha önceden görmüşüm Türkiye’de görmediğim şeyleri…

Buraya kadar da pek sorun yok! Dediğim gibi zaten bizim üzerimizde herhangi bir drug yoktu ve zaten kullanmadık da…

Neden uyuşturucu konusuna bu kadar takıldığımı ise şimdi anlatmaya başlıyorum…

Biz bira içip muhabbet etmeye devam ederken jager-shot dağıtımı başladı ve parti de başladı…

Biz de takılmaya devam, muhabbet, dans vs vs… Müziğin olduğu mekanda bir tane pole-bar var mesela… Ben buna çok sevindim ama 2 saat boyunca hiçbir şey yapamayarak pole’a tırmanmaya çalıştım. İzleseniz eğlenirdiniz, bayağı maymun gibiydim… Turnike atar gibi pole’a tırmanmaya çalışırsan olmaz tabi! 🙂 Bu arada benden başka bir kaç kişi daha denedi ama onlar da pek bir şey yapamadıklarından kendimi o kadar da kötü hissetmedim. Ancak sanırım Miray’dan kesinlikle ders almam gerekiyor eve pole-barı alabildikten sonra.

 

 

 

Gece başlıyor…

 

 

 

 

Kabak Koyu Rehberi

Kabak bir bozdu, bir bozdu, önünü alamadık! Yok, sakin olun, hala bozmamış bence tam olarak ama bozuyor. Ben ilk kez gittim, bayıldım, ama işte 2-3 seneden sonra oteli de dikerler ki dikeceklermiş, inşaat yarıda kalmış, yakın yani… Biz de hazır gitmişken bozulmaya yardımcı olmuşuzdur, doğal olarak! 🙂

Devamı

Türkiye’de Yapılması Gereken 25 Şey 

Geçtiğimiz günlerde Basriciğimle çıktığımız Ege turnesine İzmir’i de dahil ettik. Aslında sadece bir bira ve yemek için oturduğumuz Alsancak’taki bir mekandan sonra İzmirli bir arkadaşımız bizi Varuna Gezgin‘e götürdü. E “alkolik hareket engellenemez”, “gelsin shotlar, gitsin biralar” mode’una girince, bir de masadakilerin sohbeti sarınca biz o gün İzmir’de kalacağımızı anladık!

Devamı

One Love Festival 2015 – 13 Haziran Güncesi

Elimde tuborg’umla kapısına geldiğim One Love Festival 2015’i de geride bıraktık. 13 – 14 Haziran günlerinden İstanbul’daki gençlik nereye gideceğini şaşırdı bence. Beachlerin açılış partileri mi, festivaller mi? Efes One Love’a davetiyemin olması rol oynasa da benim seçimim festivalden yana oldu. Bu seneki isimleri çok bildiğimden değil, hatta Hot Chip dışında bildiğim kimse yoktu desem yeridir. Bu bir sorun yaratmadı aksine, dinlemiş&izlemiş oldum farklı isimleri. Devamı