SEHABE ile şirin bir röportaj <3

Kimdir, nedir bu Sehabe? Yenilir mi, içilir mi? Ne yapar, ne eder?

Asıl ismi Barış Çetin olan Sehabe, 1988’de Aydın’ın Nazilli ilçesinde doğmuş yakışıklı ve yetenekli rapperlarımızdan. Belki 2013 yılında Aydilge ile yaptıkları düeti dinlemişsinizdir, belki de adını hiç duymamışsınızdır (bu arada o düetin klibinde Aydilge ile çok dalga geçmişler, koptum, Youtube yorumlarına bir göz atın derim:)

İşte size Sehabe’yi tanımanız için bir şans, teşekkürlerinizi şimdiden kabul ettim. Sehabe içten ve sevgi dolu bir İNSAN! Buradan da tekrar kendisine selamlarımı gönderiyorum ve GMAG için yaptığımız röportajı burada da yayınlıyorum, iyi okumalar…

1 – Yaptığın müzik türü tam olarak nedir? Bizi biraz aydınlatsana lütfen? Yani rapper mısın? Underground rapçi mi? Reggae yaptığını iddia edenler bile var.

Şudur diye adlandırmak güç, onu daha çok dinleyiciler yapıyor. Beni rapçi olarak görmek isteyenler öyle görmeye gayret ediyor. Aksine beni sevmeyip dışlamak isteyen kesim “Bu da rap mi?” gibisine kötülemek için açık kovalamaya çalışıyor. Herkesin kendince haklılık payı vardır ama açıkçası ben pek bunlarla ilgilenmiyorum. Çok aşırı sıkıldım bu tarz zaman oyalayıcı muhabbetlerden. Bu Sehabe’nin müziği ve bu müzik benim ruh halimi yansıtıyor. O an ruh halim neyse o. Ama genel olarak şiire çok yakın bir müzik yapıyorum. Eğer müzik olmasaydı şair olarak anılırdım.

2 – Aslında 2009’dan beri bir şekilde tanınıyorsun, ne zamandan beri müzikle uğraşıyorsun?

İşin aslı kasetçalardan Tarkan, Sezen Aksu, Çelik gibi isimlerin kasetlerinin üstüne kayıt çektiğimden beri var diyebilirim, bayağı küçüktüm. Ama net tarih ille söylemem gerekirse 2003 diyebilirim; çünkü ilk kez sahne aldım.

3 – Cem Adrian ile karşılıklı olarak birbirinizi beğeniyorsunuz bildiğim kadarıyla. Geçenlerde Cem Adrian, Instagram’ında senin müzik videondan bir bölüm paylaştı hatta. Sizi aynı projede görme ihtimalimiz var mı?

Neden olmasın. Ben çok isterim. Ancak Cem benim için özel bir noktada ve eğer bir proje fikrimiz olursa “Bana Ne Yaptın, Herkes Gider mi” şarkılarında olduğu gibi bir ruh ve detay vermek isterim. Onun da böyle düşündüğünü bilmek isterim. Bir şarkı hazırlayıp “Aa nakaratı da Cem Adrian okusa ne güzel olur.” diyemem. Efsane bir şarkı yapabiliriz.

4 – Kardeşin Yeis Sensura veya Aydilge ile yeni projeler gelecek mi?

Kardeşimle var evet; yani yok ama olur. Askerliğinin son ayındayız ve bitiyor artık. Sakalı bıyığı uzasın da bir klip çekelim. (Gülüşmeler) Aydilge ile görünürde yeni bir proje yok.

5 – Hakkındaki yorumlar hep “aman Sagopa’ya benzemesin” şeklinde… Sen ne düşünüyorsun Sagopa hakkında?

Hakkımdaki yorumların o şekilde olduğundan çok; okuduğum ilk cümlenin sırf Sagopa hakkındaki düşüncelerimi öğrenmek için kurulduğunu düşünüyorum; çünkü ilk kez duydum ahah. Bilirsin işte rap çatısı altından bir şeyler yaparsanız, karşınıza sık gelen sorulardan biri Ceza ya da Sagopa ile ilgili düşünceleriniz olur. Sagopa’ya da büyük saygım var. Bir Pesimistin Gözyaşları albümü hala baş tacıdır. Benzediğimiz de birkaç nokta var. O da underground tarafından pek sevilmez, ben de. O da bu durumdan rahatsız değil, ben de.  O da kendi yapmak istediği müziği yapıyor, ben de. Bu açılardan benzetildiğimiz ufak bir pay varsa memnunum.

6 – Kimleri dinliyorsun? Yeni isimlerden beğendiklerin var mı? 

Ben daha çok Ahmet Kaya, Rahmi Saltuk, Grup Yorum, Jehan Barbur, Cem Adrian gibi isimleri dinliyorum. Son zamanlarda da Kalben var. Ama genelde etnik müzikler denebilir. Rap müzik olarak da yeni çıkan klipleri takip ediyorum. Şanışer, Patron ve No.1’in yeni ve eski şarkılarını beğeniyorum. Yabancılardan da Rachael Yamagata, rap olarak da Keny Arkana.

7 – Gördüğüm kadarıyla sosyal medyada sen zaten aktifsin ama asıl Tumblr benim çok dikkatimi çekti. Yani duvar yazılarından, giflere kadar seninle ilgili yüzlerce paylaşım var. Tumblr’ı takip ediyor musun?

En çok takip ettiğin, severek kullandığın sosyal medya mecrası hangisi?

Sosyal medya baya güçlüyüm ama sosyal medyayı kullanım olarak aslında biraz vasatım. Duvar yazılarını da pek severim; Tumblr takip etsem iyi olacakmış desene. 2010 ve 2011 yıllarında MySpace profilimde aşırı aktiftim. Instagram en çok ve severek kullandığım mecra. Kliplerimiz de YouTube üzerinden paylaşıldığı için YouTube ayrı bir önem ve takip arz ediyor.

8 – LGBT hakkında ne düşünüyorsun? Çevrende gay arkadaşların var mı? Onur Yürüyüşlerine katılıyor musun mesela?

Evet çok sevdiğim, fikrine, yorumuna önem verdiğim, vizyonu olan arkadaşlarım var. İyi ki de var. İnsanları; iyiler, iyi olmaya çalışanlar, kötülüğe yatkın olanlar ve kötüler diye dört kategoriye ayırıyorum. Son iki kategorideki kötü kapsamlı kalabalık insan grubu yüzünden hala ne düşündüğümüz merak ediliyor. Normalleşmedi çünkü. Rahatsızım. Birçok şeyden olduğu gibi bundan da rahatsızım. Normalleşmesi gerekmeyen ne varsa normalleşiyor ve görünmez bir hal alıyor. İnsanlar neden yemek yerken doymak için ekmek yemek zorunda hissettiklerini sorgulasınlar.

9 – GMAG yani Türkiye’nin ilk gay magazini ile röportaj yapacak olman seni tedirgin etti mi? GMAG okurlarına ne söylemek istersin?

İyi ki benimle iletişime geçmişsin. Aksine sevindim ve memnunum. Beni hiç dinlememiş olan kişilere bu sayede ulaşmış oldum. Umarım müziğime de kulak verirler. Sevgi ile kalın. Sevgi en güzel güç.

Sehabe’nin Özür dilediği seriler 😉

Kaynak: GMAG