SON FECİ BİSİKLET

Geçtiğimiz aylarda bir telefon aldım. Karşımdaki kişi bana yükselen enerjisiyle GMAG‘de kültür ve sanat editörlüğü yapıp yapamayacağımı soruyordu. OMG! Sevinçten havalara uçarak kabul ettim.

Sorumluluklarımı ve yapabileceklerimi düşündükçe heyecanlanıyor, ama gaylerin “mükemmelliyetçiliği” karşısında ne yapacağımı da kara kara düşünüyordum. Ya benim yazılarımı, yazma stilimi, dilimi sevmezlerse, ya beğenmezlerse, bla bla bla…

Henüz olumsuz değil ama olumlu pek çok dönüş aldığım için mutluyum. Yayınlanan birkaç haberimden sonra sıra röportaj yapmaya geldiğinde ise ilk röportajımı Son Feci Bisiklet grubu ile yapmak istedim ve onlar da kabul ettiler. <3 grubun bütün üyelerine buradan teşekkür ediyor ve çilek kokulu öpücükler yolluyorum 🙂

İşte Son Feci Bisiklet grubu ile GMAG için yaptığım röportaj;

  • Sen kalk Ankara’dan müzik yapmak için İstanbul’a gel? Hayırdır? Ankara rock müzik için yeterli değil mi?

SFB: Ankara’yı grupça çok seviyoruz. Zaten hepimiz orada doğup büyüdük (Ozan’ın şüpheli yılları var Ankara’da geçirmediğini düşündüğümüz:) ) Bir yıla yakın da Ankara’da müzik yaptık; ancak daha çok insana ulaşmak için biraz risk almamız gerekiyordu. Biz de İstanbul’a gelme kararı aldık. İstanbul’a geldiğimizde grup bu kadar bilinmiyordu, nasıl böyle oldu biz de tam bilmiyoruz ama İstanbul’da her yerde çala çala bu günlere geldik. Ankara tam bu konuda kısıtlı kalıyor, İstanbul’daki kadar çeşitli sahnelerde çalma şansı bulamıyorsun. Bu açıdan yeterli bir şehir değil ancak müziği üretmek için iyi bir şehir, müziğin icrasında sıkıntı yaşıyorsun biraz.

  •  Gerçi size de hak vermiyor değilim. İstanbul büyük şehir, daha büyük kitle, sahne alabilmek için daha fazla mekan; fakat aklıma takılan Ankara ve İstanbul arasındaki müzik anlayışının farkı ne?

burasi_benim_kralligim_son_feci_bisiklet

SFB: Aslında anlayışta pek bir fark yok. Sonuçta dinleyen benzer bir kitle oluyor. Sanırım İstanbul’un çok çeşitli insan barındırmasıyla biraz alakalı. Yani Ankara düzdür, sakindir, öğrencisindir fazla karışıklık kaldırmaz. Böyle bir ortamda kafandaki müziği daha rahat yaratıyorsun dikkat dağıtacak bir şey yok sanırım; ama İstanbul adeta bir ülke gibi olduğu için bu şehir üzerinden de büyümek, insanlara ulaşmak Ankara’ya göre kolay oluyor.

  • Bir de son senelerde bakıyorum rock müzik Türkiye’de o kadar popüler değil? Benim gibi düşündüğünüzü söyleyin ne olur 🙂 Yani Şebnem Ferah yok, Teoman var mı yok mu belirsiz, biraz aksak, pek çok grup ayrılmanın evresinde, konserleri tamamlayıp bitirelim derdindeler, bu yüzden yeni kayıtları da yok! Hepsinden önemlisi ortalığı sallayacak yeni gruplar çıkmıyor. Neden sizce?

SFB: Bunun tabi ki birçok nedeni ve cevabı var. Bir tanesini söyleyelim, dönemsel olarak bakmamız lazım; yani Teoman ve Şebnem Ferah döneminde “internet” yoktu ve sanatçıların kendini duyurması çok farklı yöntemlerle oluyordu. “İnternet yoktu” cümlesinden kasıt günümüzdeki gibi sosyal medya, Spotify, Soundcloud gibi fırsatlar. Dolayısıyla şans bulabilen sanatçılar televizyondan keşfediliyordu, albümleri gerçekten alınıyordu. Yaptıkları da iyi bir müzikse eğer direkt popüler oluyorlardı zaten. İnternet ve teknolojinin bu kadar hızlı gelişimiyle artık belli başlı tarzlar müzikler yetmedi sanırım çünkü bizim jenerasyon müzik yapan neredeyse herkes internet sayesinde keşfedildi, seviliyor ve hepsi acayip özgün renkli şarkılara imza atıyorlar. Jenerasyon olarak ortalığı göstermeden sallıyoruz diyelim.

  •  Son Feci Bisiklet ile mi yatıp kalkıyorsunuz, yoksa dahil olduğunuz başka projeler var mı?

SFB: Neredeyse bütün zamanımızı Son Feci Bisiklet ile harcıyoruz tabi ki; ancak grubun basçısı Ozan Özgül ve davulcusu Can Sürmen’in yine Ankaralı Alarga adında, grubun gitaristi Erkin Sağsen’in de Öfkeli Kalabalık adında grupları var.

  •  Türkiye’nin en önemli gey dergisi GMag’e röportaj veriyorsunuz, bunun için tedirgin misiniz? “LGBT ne demek?” yani eminim anlamını biliyorsunuz, sorduğum bu değil, sizdeki yeri nedir?

SFB: Bundan neden tedirgin olalım ki. Birinin cinsel kimliğinden dolayı kimse gerilmez gibi geliyor aklı başında bir insan gibi düşününce. Bu yüzden LGBT, oluşumundaki herkese ne ifade ediyorsa bizde de aynı anlamı kazanıyor.

  •  Yakışıklı adamlarsınız, geylerin dikkatini çekmemeniz mümkün değil, kaldı ki dinleyicileriniz arasında LGBT bireyleri bayağı vardır diye tahmin ediyorum.

SFB: Gerçekten bilmiyoruz, kesin vardır dinleyen ama.

sonfecibisiklet_konser_ardakemirgent

  • Sahnedesiniz alkış kıyamet kopuyor, bir anda en önde çok yakışıklı bir adam, flört ediyor resmen, bakışlarına, o flörtöz haline karşılık verir misiniz?

SFB: Tam olarak ne yapacağını bilememe durumu olabilir, daha önce hiçbirimiz yakışıklı bir adamla flört etmediğimiz için bu noktada karşılık flört olmayabilir.

  •  Yeni projeler neler, hangi sahnelerde sizi yakalayabiliriz? Albüm veya artık moda olan single gelecek mi? GMag takipçilerine söylemek istedikleriniz? Alalım efendim…

SFB: Şu an yeni albüm çalışması içerisindeyiz zaten, yakındır diyelim tarih vermeden. Konserlerimize hızlı bir şekilde devam ediyoruz aynı zamanda. Grubun Facebook ve Twitter hesaplarını merak edenler takip edebilirse nerede sahne alacağımızı grup hakkında yeni projelerin hepsini güncel olarak oradan duyuruyoruz.

sonfecibisiklet_konser_concert_live_sahne_music_erkinsagsen_ardakemirgent

Facebook: facebook.com/sonfecibisiklet

Twitter: @sonfecibisiklet / Instagram: sonfecibisiklet

Soundcloud: sonfecibisiklet

Grup üyeleri:

Arda Kemirgent: Vokal gitar

Erkin Sağsen: Lead gitar

Ozan Özgül: Bas gitar

Can Sürmen: Davul

Benim bu aralar favori şarkım ise;

Kaynak: GMAG